Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
1 Ekim 2013 Salı
30 Eylül 2013 Pazartesi
29 Eylül 2013 Pazar
'Çınar' çok konuşulacak Varol Yaşaroğlu, yeni çizgi dizisi Çınar’ı görücüye çıkardı. 29 Eylül 2013 Pazar
'Çınar' çok konuşulacak
'Çınar' çok konuşulacak
Varol Yaşaroğlu, yeni çizgi dizisi Çınar’ı görücüye çıkardı.
29 Eylül 2013 Pazar
Adını Grafi2000 Comedy ile duyuran, ardından Koca Kafalar, Baba Haber Bülteni ve Fırıldak Ailesi ile büyük ses getiren ünlü yapımcı Varol Yaşaroğlu, yeni çizgi dizisi Çınar’ı görücüye çıkardı. Yapımcı Varol Yaşaroğlu’nun, çocukların gözünden Osmanlı tarihini anlatacağı "Çınar" adlı çizgi dizisi şimdiden dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Yaşaroğlu, Çınar isimli yeni animasyon dizisinde, yüzlerce yıllık eşsiz bir medeniyetin sahibi olan Osmanlı Devleti’ni çocukların gözünden anlatacak. Dizinin baş kahramanı Çınar her bölümde farklı bir tarihi karaktere bürünecek. Tarihte heyecanlı bir yolculuğa çıkacak olan Çınar, kimi zaman Fatih'in topçusu, Orhan Gazi'nin askeri, kimi zaman ise Yavuz Selim'in sipahisi, Kanuni'nin kâtibi, Üçüncü Selim'in müzisyeni olacak. Çocuklara tarihi oyun oynar gibi, hikaye dinler gibi anlatmayı hedeflediğini belirten yapımcı Varol Yaşaroğlu’nın Çınar projesi şimdiden TRT Çocuk’un yakın markajı altında. 30 Eylül’de izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Çınar’ın serüvenleri çok konuşulacağa benziyor.
Kuroko's Basketball, known as Kuroko no Basuke 2008 2012 2013
http://www.kurobas.com/
Kuroko's Basketball, known as Kuroko no Basuke 2008 2012 2013
Demokrasi paketi yarın saat 11:00'de açıklanacak Başbakan Erdoğan Denizli'nin Tavas ilçesinde toplu açılış töreninde konuştu. 29 Eylül 2013 Pazar
Demokrasi paketi yarın saat 11:00'de açıklanacak
Başbakan Erdoğan Denizli'nin Tavas ilçesinde toplu açılış töreninde konuştu.
29 Eylül 2013 Pazar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Denizli'de çeşitli açılışlara katılıyor. Sarayköy'de Türkiye'nin en büyük Jeotermal Elektrik Santrali'ni açan Başbakan Erdoğan, Tavas'ta vatandaşlara seslendi. Erdoğan, yarın açıklanacak demokratikleşme paketiyle büyüyen Türkiye'ye yaraşan demokratik hak ve özgürlüklerin teminat altına alınacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, "-Bu demokratikleşme paketiyle Türkiye'yi prangalarından, ağırlıklarından, zincirlerinden kurtaracağız" dedi.
Gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Yarın Ankara’da tarihi bir gelişmeyi kamuoyuna duyuracağız. Yarın saat 11’de yeni, demokratikleşme paketini açıklayacağız. Türkiye’yi prangalardan kurtaracağız. Bu ilk değil. Son da olmayacak. Şartlar geliştikçe reformlarımızı yapmaya devam edeceğiz. Paket açıklanınca reformlarımız hayata tek tek geçince Türkiye güç kazanacak. Ekonomi ve demokrasi sınıf atlayarak yeni bir safhaya geçecek.” dedi.
"HAYVAN İTHAL ETMEDİĞİMİZDEN HABERİ BİLE YOK"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ana muhalefet partisi liderinin “hayvan ithal ediyorlar” iddiasına da “Artık hayvan ithal etmediğimizden haberi bile yok. Bu kurban bayramında dışarıdan hayvan asla ithal edilmiyor. Zaten sorsanız kurban nedir diye onu da bilmez. Markette etten bahsediyor. Sadece etten niye bahsediyorsun. Kıymadan al antrikota, kuşbaşına kadar bunlar ayrıdır fiyatları da farklıdır. Bunların ortalama fiyatı ya da en yükseği var. Bunları da bilmen lazım genel müdür. Hayvancılıkta hedefimiz. Dün ithal eden ülkeydik yeniden ihraç eden ülke olacağız. Çalışmamız bu." sözleriyle cevapladı.
Kar geliyor gelsin özledik :) Türkiye, yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giriyor. 29 Eylül 2013 Pazar
Kar geliyor ( gelsin özledik :) )
Türkiye, yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giriyor.
29 Eylül 2013 Pazar
Türkiye, salı günününden itibaren Balkanlar üzerinden gelen yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girecek.
Yurt genelinde hava sıcaklığı hissedilir derecede azalacak.
Yurdun batı kesimlerinden başlayacak yağışlar, çarşamba ve perşembe günü doğu bölgelerini de etkisi altına alacak.
Çarşamba gününden itibaren ise sıcaklıklarda büyük düşüş yaşanacak.
İstanbul'da sıcaklıklar 17 derece civarında seyredecek.
Soğuk hava kendini asıl cuma günü hissettirecek ve İstanbul'da sıcaklıkların 14 dereceye düşmesi bekleniyor.
Öte yandan cuma günü, İç Anadolu'nun kuzey kesimleri ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin yükseklerinde kar yağışı bekleniyor.
Demokratikleşme Paketi'nin açıklanacağı yer ve zaman belli oldu Paketin içeriği Başbakan Erdoğan tarafından pazartesi saat 11.00'de açıklanacak. 27 Eylül 2013 Cuma 20:42
Demokratikleşme Paketi'nin açıklanacağı yer ve zaman belli oldu
Paketin içeriği Başbakan Erdoğan tarafından pazartesi saat 11.00'de açıklanacak.
27 Eylül 2013 Cuma 20:42Hükümetin hazırladığı Demokratikleşme Paketi, kamuoyuna pazartesi günü açıklanacak.
Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Başbakan Erdoğan, konuya ilişkin basın açıklamasını, Pazartesi günü saat 11:00’de yapacak.
Başbakanlık Yeni Bina’da yapılacak olan toplantıya, yazılı ve görsel basından genel yayın yönetmenleri ve temsilcilerin de davet edilmiş oldukları öğrenildi.
Erdoğan’ın basın açıklaması Başbakanlık Basın Müşavirliği’nin vereceği frekans üzerinden canlı yayınla ekranlara taşınacak. Basın açıklaması, simültane olarak İngilizce ve Arapça’ya da çevrilecek.
Edinilen bilgiye göre, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın koordinatörlüğünde hazırlamış olan paketle ilgili olarak yapılacak basın açıklaması sırasında, bakanların hazır bulunmaları bekleniyor.
Ankara eminim 100 yıllık yalnızlığını bitirirken herkesi yeni filmin galasına davet edecek
30 Eylül 2013
İngiliz anahtarı
İkiz Kuleler'e saldırıdan sonra Amerika'ya bir
düşman lazımdı! O da Ladin'di! İkiz Kuleler'e yani Musevi sermayesini
temsil eden binalara kimin neden ve nasıl bir planla saldırdığını,
muhtemelen 25 yıl sonra öğreniriz! Şimdi tek yapabileceğimiz akıl
yürütmek!
Saldırıdan sonra Amerika hem Afganistan'a hem de Irak'a
girdi. ABD başkanlarının neredeyse tümünün DOKTRİNİ vardı! Truman,
Eisenhower, Nixon, Carter'ın hareket tarzı aynıydı!
2023'te dünya petrollerinin yüzde 67'sini üretecek olan Suudi Arabistan, Katar ve Körfez'i elde tutmaktı!
Neredeyse bütün BAŞKANLAR aynı metotla yol alırken BUSH doğrudan
müdahaleyi seçti! Zaten elde bir KATİL vardı! Ladin'in peşinden gidip
Afganistan'ı, yani doğalgaz ve petrol virajını ele geçirdi!
Ama
Nevada çöllerinde aracını sağa çekip ihtiyacını karşılayan sade bir
vatandaşı bile izleyebilirken, Ladin'i bir türlü ele geçiremiyordu!
Üstelik aranan LADİN her ay bir SINGLE çıkarıp dünyaya sesleniyordu!
Yapımda ve yayında emeği geçenler, ne hikmetse bir türlü bulunamıyordu!
Taşlar yerine oturuncaya kadar film böyle devam etti!
Daha önce BÖBREK YETMEZLİĞİNDEN öldüğünü açıkladığımız Ladin'e, birkaç
yıl sonra operasyon yaptı! Bir daha öldürdü! Tabii herkese bir hikaye
gerekliydi! Amerika bunun için zemini hazırladı! Afganistan'ı geçen
Amerikan askerleri Pakistan'da büyük teröristin kaldığı yeri gece bastı!
Filmlere taş çıkartacak kadar heyecanlı baskında Ladin ölü ele
geçirildi! Bir Amerikan helikopterinin düştüğü söylenen operasyonda
sonuca ulaşılmıştı! İslami kurallara göre cesedi Umman'a atılan Ladin
artık yoktu!
Daha sonra filmleri çekilse de gerçekte Ladin'in öldüğünü gören yoktu! ALGI her şeydi! Görmek gerekmiyordu! Ölmüştü işte!
El Kaide'nin ve Ladin'in ölmesi şarttı!
Çünkü taşlar yerine oturmuş artık!
Amerika'nın hem Afganistan'dan hem de Irak'tan çekilmesi gerekiyordu!
Bütün bunlar Ortadoğu'da yeni bir sayfanın açılacağına işaretti!
Türkiye de bu işin tam merkezindeydi!
İngilizler'in kurduğu sistem yıkılacak, yeni oyuncular sahne alacaktı!
Ama Türkiye'nin içinde İngiltere adına ülkeyi kontrol eden aileler ve
onların yönettiği partiler vardı! Türkiye kendi aklıyla kendi vicdanıyla
baş başa kalıp doğru karar vermeliydi! 100 yıllık şans kapımızı
çalmıştı! Ama içeride muazzam bir FREN vardı! Hem sermaye, hem Avrupa
hem de AK Parti'nin içindeki bir grup bu PASTADAN pay alma isteğine
karşıydı!
Erdoğan ise buna yürekten inanıyordu!
Ankara yıllar sonra ilk kez küresel oyunları doğru okuyor ve yapması gerekenleri yapıyordu!
Hüseyin Obama, "Müslümanlar'la çatışmak istemiyoruz!" diyen derin
Amerika tarafından getirildi! Amerika artık askeriyle, füzeleriyle savaş
gemileriyle değil, partneriyle hareket edecekti! Bölgeden çekilecek
başka güçlü kollar devreye girecekti! Bölgedeki en güçlü kol da Türkiye
idi! Askeriyle, ekonomisiyle, gelişmesiyle, kültürüyle, eğlence
hayatıyla, turizmiyle tek adaydı!
Yapması gereken İngilizler'in
koyduğu kurallarla kaskatı hale gelen rejimi esnetmekti! Bölge ile
kucaklaşmak başka türlü mümkün değildi!
Erdoğan bunu temsil ediyordu!
Prangalara vurulmuş bir ülkenin ayağa kalkışının simgesiydi! Bu nedenle
ne dünya medyası ne de muhalefetten Allah'ın bir kulu AK Parti'yi
eleştirmiyor sadece ve sadece Erdoğan'a saldırıyordu!
Siyaset tarihinde okutulacak bir olaydı bu! Sadece bir LİDERE saldırı yapılırken neden PARTİSİ hiç eleştirilmiyordu!
Aslında AK Parti'nin içindeki bir kol ile CHP ve MHP aynı yerdeydi! Farkları yoktu!
Ama biz bunu bilmiyorduk! İngiliz oyunu, her sahnede sürüyordu anlayacağınız!
Büyük planı çözen Ankara, Erdoğan'ın aldığı RİSKLE içerideki kavgayı bitirmeye karar verdi!
Silahlar sustu! Bölgede ne kadar KÜRT varsa yönünü Ankara'ya çevirdi! Bu Türkiye'yi büyütecek çok önemli bir hamleydi!
İngilizler'in yaptığını bu kez Türkiye yapıyor "Silahla değil AKILLA" gidiyordu!
Bölgeden çıkan Amerika'nın kesinlikle Türkiye'ye ihtiyacı vardı! Aksi
halde Ladin'in ölmesinin ya da Irak'tan çekilmesinin bir anlamı yoktu!
Amerika bunu yaparken Londra, CHP'ye operasyon çekip Baykal'ı götürdü.
Yerine Kemal Bey'i getirdi! Erdoğan ve Baykal'ın ideolojileri farklı da
olsa siyasetleri aynıydı!
Yani ülkenin gideceği yer konusunda hem
fikirdiler! Ama Deniz Bey, resmi ideolojinin savunucusuydu! Yerine
Erdoğan'ın yaptığını yapabilecek daha doğrusu Kürtler'i yanına
çekebilecek biri gerekliydi!
Bu Kemal Bey'di!
Türkiye yol
aldıkça CHP'ye verilen roller iyice su yüzeyine çıktı! CHP'nin son
aylarda nereye gittiğine bir bakın! ÇİN, IRAK, SURİYE, MISIR, BELÇİKA,
Washington ve New York! Musevi BARONLARIN sözünün geçtiği her yere
gittiler! Londra korumasındaki sermaye, CHP'ye "Erdoğan'ı dışarıdan
çevrele!" emri verdi! Van'a, Hakkari'ye, Urfa'ya gitmeyen CHP, Çin'e
gitti, Sisi'ye gitti!
CHP'nin arkasında yerli görünümlü SERMAYE ne yaptıysa Türkiye'nin Kürtlerle buluşmasına engel olamadı!
Kürtlerle buluşma sadece silahların susması anlamına gelmiyordu!
Yıllarca İngiltere adına ülkeyi kontrol eden AİLELERİN sadece ticaretle
ilgilenmesi ve gizli ilişkilerinden vazgeçmesi anlamını taşıyordu!
Görülmeyen, duyulmayan ve YANDAŞ medya tarafından asla yazılamayacak
olan buydu! Devletin sesini yükseltmesi ilk kez görülen bir şeydi! Bu
"Türkiye Türklerindir!" yalanını ortaya atanların tasfiyesi demekti!
Sıkıntıları buydu! Yoksa yine para kazanmaya devam edecekler! Hiçbiri
batacak değil!
Sadece Türkiye'nin artık Kraliçe'nin kontrolünde olmadığını bilmeleri gerekiyor!
Bunu anlamaları ve kabul etmeleri isteniyor!
Etmezlerse!
Mücadele giderek kızışır! Aynı renk sermaye, muhalefeti alarak da
gelse, AK Parti'den bir kolu sökerek de gelse fark etmez! Dayak
yedikleriyle kalırlar!
Yeni rollerini kabullenmeleri, Türkiye'yi çok
daha çabuk büyütür ve 100 yıl önce bıraktığımız Ortadoğu'ya görkemli
bir şekilde dönmemizi hızlandırır!
Zaten öyle ya da böyle döneceğiz!
Bundan kaçış yok!
Türkler'in geldiğini duymayan, bilmeyen yok! Sadece bizim içerideki YABANCILAR görmezden geliyor!
Göreceksiniz yakında KÜRTLER hep bir ağızdan "Türkiye!" diyecek!
Bu da İngiliz yapımı 100 yıllık filmin bitişi demek!
Citygroup'ların, Deutsche Bank'ların, Merrill Linch'lerin, Goldman
Sachs'ların, Bank of America'ların, Morgan Stanley'lerin, Lehman
Brothers'lerin, yani kısacası dünyanın kontrolünü elinde tutan Musevi 40
ailenin Türkiye'deki haklarından vazgeçmesi demek!
İşte tam da bu nedenle AK Parti değil de Erdoğan hedefte!
Çarkı bozduğu için!
Sokaktaki insan, Ankara'daki "gizli bir elin" kesildiğini de bilmeyecek!
Nasıl bir mücadele yaşandığını belki 2023'e kadar öğrenemeyecek!
Ama Türkiye tarih yazmaya devam edecek!
Ankara eminim 100 yıllık yalnızlığını bitirirken herkesi yeni filmin galasına davet edecek!
Ya sopayla ya tatlı dille!
Ergün Diler
Yarından itibaren yepyeni bir Türkiye Demokratikleşme paketi, yarın Başbakan Erdoğan tarafından açıklanacak. 29 Eylül 2013 Pazar
Yarından itibaren yepyeni bir Türkiye
Yarından itibaren yepyeni bir Türkiye
Demokratikleşme paketi, yarın Başbakan Erdoğan tarafından açıklanacak.
29 Eylül 2013 Pazar
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AK Parti Çatalca İlçe Başkanlığı'nca düzenlenen bir toplantıda demokratikleşme paketine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın demokratikleşme paketini açıklayacağını belirten Egemen Bağış, şunları kaydetti:
"Yarından itibaren yepyeni bir Türkiye'nin doğum gününü kutluyoruz.
Yarın 11 yıllık iktidar dönemimizin en önemli açılımlarından birini, yepyeni bir demokratikleşme paketini ortaya koyuyoruz.
Demokratikleşmede yeni bir lige çıkıyoruz. Yarın Sayın Başbakanımız bu paketi açıkladığında, bu paketin içinde her bir birey, her bir kesim kendisiyle ilgili birşey görecek.
Kadınlar, erkekler, yaşlılar, gençler, Aleviler, Sünniler, Müslümanlar da farklı inançlara mensup vatandaşlar da kendileriyle ilgili bu pakette birşeyler görecek.
Bu ülkede herkes için daha çok demokrasi diyoruz."
MHP'de toplu istifa MHP MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Ankara'nın Mamak ilçesi adaylarının Ali Rıza Çalkan olduğunu ilan etmesi üzerine, Mamak İlçe Başkanı Tamer Çakı ile birlikte yönetimden 12 kişi istifa ettiğini açıkladı
MHP'de toplu istifa
Milliyetçi Hareket Partisi'nin bugün Ankara Arena Spor Salonu'nda yaptığı, 'Aday Tanıtım Toplantısı'nın ardından, başkent Ankara'da toplu istifa yaşandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Ankara'nın Mamak ilçesi adaylarının Ali Rıza Çalkan olduğunu ilan etmesi üzerine, MHP Mamak İlçe Başkanı Tamer Çakı ile birlikte yönetimden 12 kişi istifa ettiğini açıkladı.
Tamer Çakı, MHP'nin adayı Ali Rıza Çalkan için, "Bir önceki dönem AK Parti için çalışmış bir isimdir. Genel Başkan'a ağır hakaretlerde bulunmuştur" ifadesini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Ankara'nın Mamak ilçesi adaylarının Ali Rıza Çalkan olduğunu ilan etmesi üzerine, MHP Mamak İlçe Başkanı Tamer Çakı ile birlikte yönetimden 12 kişi istifa ettiğini açıkladı.
Tamer Çakı, MHP'nin adayı Ali Rıza Çalkan için, "Bir önceki dönem AK Parti için çalışmış bir isimdir. Genel Başkan'a ağır hakaretlerde bulunmuştur" ifadesini kullandı.
28 Eylül 2013 Cumartesi
Ziraat Bankası Ziraat Türkiye Kupası Tuncer Kurtiz Armaganı Futbol Makinesi Reklam Filmi
Tuncer Kurtiz Armaganı
Ziraat Bankası
Ziraat Türkiye Kupası
Futbol Makinesi Reklam Filmi
Meluses İçimdeki Ses Meluses, Hemşince; "me" (biz) "luses" (ışık) kelimelerinin birleşimiyle "bizim ışığımız" anlamına geliyor
|
TRT Haber DD Temmuz 2013
2009 yılında kurulan grubun hikâyesi, Hopa'da aynı köyde büyüyen iki kuzen;
Koray Çelik ve Mağruf Kibar'ın İstanbul'a gelmesiyle başlamış.
TRT Haber DD Temmuz 2013
Meluses, Hemşince; "me" (biz) "luses" (ışık) kelimelerinin birleşimiyle "bizim ışığımız" anlamına geliyor.
2009 yılında kurulan grubun hikâyesi, Hopa'da aynı köyde büyüyen iki kuzen;
Koray Çelik ve Mağruf Kibar'ın İstanbul'a gelmesiyle başlamış.
Pazartesi, Türkiye için tarihi bir gün yaşayacağız Başbakan Erdoğan, pazartesi günü saat 11.00'de demokratikleşme paketinin açıklanmasıyla Türkiye için tarihi bir günün yaşanacağını söyledi
Pazartesi, Türkiye için tarihi bir gün yaşayacağız
Pazartesi, Türkiye için tarihi bir gün yaşayacağız
Başbakan Erdoğan, ahilik haftası kutlamalarında konuştu.
28 Eylül 2013 Cumartesi 12:41
Ahilik Haftası kutlamaları, Neşet Ertaş 1. Altın Bağlama Kültür/Sanat Ödülleri töreni ve bir açılış için Kırşehir'de bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.
Başbakan Erdoğan, pazartesi günü saat 11.00'de demokratikleşme paketinin açıklanmasıyla Türkiye için tarihi bir günün yaşanacağını söyledi.
Erdoğan, pazartesi açıklayacakları demokratikleşme paketine, yaptıkları her icraata karşı çıkanların yine karşı çıkacaklarını belirterek,
"11 yıl boyunca onlar yanıldı millet kazandı. İnşallah pazartesiden itibaren de onlar yanılacak, Türkiye kazanacak"
diye konuştu.
Başbakan Erdoğan,
"Bizi bölerek yutmak isteyenler var. Biz öyle iri olalım ki onların midelerine oturalım"
dedi.
Erdoğan,
"Demokratikleşme paketini İmralı ya da terör
örgütü istedi diye yapıyorlar"
iddiaları olduğunu belirterek,
"Elinize dilinize dursun.
Ne alakası var?
Bunlar bizim programımızda var, bunlar bizim tüzüğümüzde var, bunlar bizim kongrelerimizdeki vaatlerimizdir.
Bizler bunu gün geldikçe, zemin oluştukça açıklıyoruz"
diye konuştu.
Yazar Turgut Özakman vefat etti
Yazar Turgut Özakman vefat etti
Şu Çılgın Türkler kitabının da yazarı olan Turgut Özakman, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Güven Hastanesi'nden yapılan açıklamada, 14 Eylül tarihinden itibaren tedavi gören Yazar Turgut Özakman'ın koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği sebebiyle bugün saat 11.40'ta vefat ettiği bildirildi.
1 Eylül 1930 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Özakman'ın Kurtuluş Savaşı'nın anlattığı "Şu Çılgın Türkler" adlı belgesel-romanı haftalarca en çok satanlar listelerinin ilk sırasında yer almıştı.
Özakman kimdir?
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yapan Özakman, Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'ne devam etti. Daha sonra Devlet Tiyatrosu'na dramaturg olarak girdi. TRT'de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983-1987 yıllarında Genel Müdürlük yaptı. 1988-1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulunda üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde (DTCF Tiyatro) kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı ve dramatik yazarlık dersleri verdi.
Üstün hizmetleri nedeniyle Anadolu Üniversitesince, 2006 yılında Ege Üniversitesince ve 2007 yılında Ankara Üniversitesince 'fahri doktor' unvanı verildi. Evli olan Özakman üç çocuk babasıydı.
Güven Hastanesi'nden yapılan açıklamada, 14 Eylül tarihinden itibaren tedavi gören Yazar Turgut Özakman'ın koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği sebebiyle bugün saat 11.40'ta vefat ettiği bildirildi.
1 Eylül 1930 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Özakman'ın Kurtuluş Savaşı'nın anlattığı "Şu Çılgın Türkler" adlı belgesel-romanı haftalarca en çok satanlar listelerinin ilk sırasında yer almıştı.
Özakman kimdir?
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yapan Özakman, Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'ne devam etti. Daha sonra Devlet Tiyatrosu'na dramaturg olarak girdi. TRT'de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983-1987 yıllarında Genel Müdürlük yaptı. 1988-1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulunda üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde (DTCF Tiyatro) kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı ve dramatik yazarlık dersleri verdi.
Üstün hizmetleri nedeniyle Anadolu Üniversitesince, 2006 yılında Ege Üniversitesince ve 2007 yılında Ankara Üniversitesince 'fahri doktor' unvanı verildi. Evli olan Özakman üç çocuk babasıydı.
Yunanistan’da Altın Şafak Partisi’nin lideri tutuklandı
Yunanistan’da Altın Şafak Partisi’nin lideri tutuklandı | euronews, dünya
Yunanistan’da rapçi cinayetinin ardından aşırı sağcı Altın Şafak Partisi’nin lideri Nikos Mihaloliakos ve bir milletvekili tutuklandı. Bu kişiler hakkında kısa bir süre önce yakalama kararı çıkarılmıştı. Tutuklamaların kesin gerekçesi henüz bilinmiyor.
Milletvekilleri de dahil Altın Şafak Partisi’nin pek çok üyesi hakkında tutuklama emri bulunuyor. Solcu kimliğiyle tanınan Pavlos Fissas adlı müzisyen, geçen hafta başkent Atina’da Altın Şafak üyesi olduğu belirlenen bir kişi tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.
Cinayetin ardından ülke genelinde Altın Şafak aleyhine gösteriler düzenlenmişti. Altın Şafak Parti ise katilin partiyle bir bağı olmadığını savundu.
Nairobi saldırısı ile ilgili 8 kişi gözaltında 28 09 2013
Nairobi saldırısı ile ilgili 8 kişi gözaltında | euronews, dünya
Kenya’nın başkenti Nairobi’deki bir alışveriş merkezinde hafta başında düzenlenen kanlı terörist saldırı ile ilgili 8 şüpheli gözaltına alındı.
Yetkililer şüphelilerin sorgularının devam ettiğini belirtirken, 3 kişi ise serbest bırakıldı.
4 gün süren ve 67 sivilin hayatını kaybettiği eylemi El Kaide ile bağlantılı Eş Şebab örgütü üstlenmişti.
26 Eylül 2013 Perşembe
Akkuyu NGS Projesi'nin en yüksek inşaat döneminde 12 bin 500, işletme aşamasında ise yaklaşık 4 bin kişi istihdam edilecek 22 Eylül 2013 Pazar
Akkuyu NGS eleman arıyor
Akkuyu Nükleer Güç Santrali AŞ, santral yapımı ve işletimi için eleman alacak.
22 Eylül 2013 Pazar
Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) AŞ, çalışmak isteyenlerde mesleki becerinin öncesinde bazı kriterler arayacak.
Santralin inşaat sürecinde ortalama 1500, işletme aşamasında ortalama 3 bin dolar maaş ödenecek olması dolayısıyla bir anda dikkatleri üzerine çeken Akkuyu NGS, ayrıca kendisiyle çalışmak isteyenlere kariyer gelişimi ve yükselme anlamında geniş imkanlar vadediyor.
Akkuyu NGS AŞ, ana kriter olarak iş pozisyonuna ilişkin şartlara ve kurumsal yetkinliklere uygun adaylar arıyor. Şirketin kendisiyle çalışmak isteyenlerde aradığı öncelikler şöyle:
-Sistemli/stratejik düşünme
-Sonuç odaklı olma
-Değişiklikleri/yenilikleri yönetme
-Faaliyeti planlama ve organize etme
-Etkili iletişim kurma
-Liderlik vasıfları
-Ekip çalışmasına yatkınlık
Akkuyu NGS'de çalışmak isteyenler özgeçmişlerini hr@akkunpp.com adresiyle şirkete iletebiliyor.
Akkuyu NGS Projesi'nin en yüksek inşaat döneminde 12 bin 500, işletme aşamasında ise yaklaşık 4 bin kişi istihdam edilecek.
İstihdam süreci esas olarak inşaat çalışmalarıyla başlayacak. Santralin ilk ünitesinin temeli ise 2015'te atılacak. Bundan önce de inşaata hazırlık süreci olacak. Akkuyu NGS AŞ için şu anda açık olan tek pozisyon elektrik mühendisliğine yönelik.
25 Eylül 2013 Çarşamba
“El-Şebab’ın tehditleri hafife alındı” Politikasını ve faaliyetlerini gösteren videoların İngilizce oluşu örneğin, bu kampanyaların arkasında sofistike bir propaganda metodu olduğunu ortaya koyuyor
“El-Şebab’ın tehditleri hafife alındı” | euronews, news
Kenya’da Westgate alışveriş merkezine düzenlenen saldırı ile El Şebab terör örgütü dünyanın gündemine oturdu. Saldırıda kullanılan lojistik kaynaklar ve eğitimli teröristler, saldırının düzensiz bir gerilla hareketinden çok planlı bir eylem olduğunu gözler önüne serdi.
Öte yandan bu tarz saldırıların Afrika Boynuzu’ndaki diğer ülkelere de sıçrama korkusu var. Öyle ki örgüt Uganda’nın başkenti Kampala’da 2010 Dünya Kupası final maçını izleyenlerin bulunduğu iki ayrı restorana bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 70 kişi öldü.
Aslında El-Kaide bağlantılı örgüte karşı 2011 yılında Afrika Birliği’nin öncülüğüne düzenlenen operasyonda büyük başarı elde edilmiş, örgüt oldukça kan kaybetmişti. Bu operasyona Kenya’da sınırdan destek vermişti.
İşte o zamanlar örgüt, Nairobi hükümeti askerlerini Somali’den çekmezse Kenya’ya geçecekleri tehdidinde bulundu.
Örgütün sözcülerinden Ali Muhammed Rage bir kasabada gazetecilere yaptığı açıklamada, Kenya askerlerinin Somali’nin 100 kilometre içine girdiğini, savaş uçaklarının bazı yerleri bombaladığını ve bölge sakinlerini öldürdüğünü belirterek,
“Eğer geri dönmezseniz, biz Kenya’ya gireceğiz”
şeklinde konuşmuştu.
Westagate alışveriş merkezine yapılan saldırı o günlerden kalma bir intikam olarak yorumlanıyor. Ayrıca örgütün bilinen lideri Ahmed Abdi Godan’ın mücadelelerini sınırların ötesine taşımak istediği belirtiliyor.
Örgütün kökleri Etiyopya kuvvetleri tarafından dağıtılan İslami Mahkemeler Birliği’ne uzanıyor.
Şimdilerde mensup sayısı 9 bine ulaştı. Kenya’daki saldırı El-Şebab’ın Somali dışındaki ikinci eylemi. Saldırının mücahitlerden oluşan bir tabur tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Somali’deki yönetimi ele geçirmeyi hedefleyenler ile mücadeleyi Afrika sınırlarının dışına çıkarmak için çalışanlar arasındaki rekabet de yıllardır devam ediyor.
Kenya’daki rehine krizini ve El Şebab örgütünün nasıl bir yol izlediğini IHS Jane’s Information Group’tan güvenlik analisti Valentina Soria ile görüştük.
euornews:
‘‘El Şebab örgütü dünyanın dikkatini üzerine çekti. Nairobi saldırısının boyutu, saldırının titizlikle ve çok dikkatli bir şekilde planlandığını gösteriyor. Bu Batılı güvenlik güçleri için beklenmedik bir olay mıydı?
Valentina Soria;
‘‘Evet, dediğinizde doğruluk payı var. Hem Batılı güçler, hem de Kenyalı yetkililer, El Şebab’ın neler yapabileceğini göz ardı ettiler ve bu nedene rahattılar. Somali’nin genelinden, özellikle büyük kentlerden arındırılmasının ardından Eş Şebab örgütünün tehditleri hafife alındı. Aslında örgüt hala insan gücü ve teknik donanım sayesinde güçlü bir kapasiteye sahip.
Bu saldırıda hedefin zayıf bir nokta olduğunu belirtmekte de fayda var, yani bu alışveriş merkezine bu tarz bir saldırı düzenlemek çok zor olmamıştır. Bana sorarsanız, binadaki önlemler böyle bir kompleksin güvenliği açısından yetersiz. Aslına bakarsanız bu saldırının çok daha güvenli bir bölgeye yapılan saldırılardan daha az detay ve titizlik isteyen bir plan gerektirdiğini düşünüyorum.’‘
euronews:
‘‘Rehine krizinin dört gün devam etmesini, bu kadar kan akmasını ve Kenyalı güvenlik güçlerinin müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür bir saldırı öngörülebilir miydi?’‘
Valentina Soria;
‘‘Rehine krizinin bu kadar uzun sürmesinin militanlar için de bir sürpriz olduğunu düşünüyorum. Militanların hedefi dikkat çekici bir saldırı düzenlemekti. Bunun günlerce süreceğini ve bu boyuta ulaşacağını onlar da beklemiyordu. Kenyalı güvenlik güçleri daha seri bir şekilde müdahale edebilirdi. Başlangıçta operasyon çok yavaş ilerledi. Takviye birliklerin gelmesinin ardından militanlarla rehineleri serbest bırakmaları için bir uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağına bakıldı, zaman kazanmak istenildi. Çünkü bu esnada içeride hala rehineler vardı.’‘
euronews:
‘‘Militanlar arasında Amerikan ve İngilizlerin olduğu söylentileri dolaşıyor. Bu, örgüt hakkında bize nasıl bir bilgi veriyor? Küreselleşiyor diyebilir miyiz?’‘
Valentina Soria;
‘‘Eş Şebab son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri dahil diğer Batılı ülkelerdeki Somalileri örgüte dahil etme çalışmalarına odaklandı. Son iki üç yıldır bu yöndeki kampanyalarına yoğunluk verdi ki bu izledikleri propaganda stratejisinde açıkça görülüyor.
Politikasını ve faaliyetlerini gösteren videoların
İngilizce oluşu örneğin, bu kampanyaların
arkasında sofistike bir propaganda metodu
olduğunu ortaya koyuyor.’‘
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
